Hiç tutamıyorlardı. Ben şanslıyım, çıplak gözle seyrettim. Birdenbire nasıl hızlandığını, o hızla nasıl aniden durduğunu, dururken kendisini savunan rakibi düşürdüğü durumları gördüm. Şanslıyım dedim ya. Saçlarının rüzgarla mı yoksa hızından mı dalgalandığını anlayamadım hiç. İdoldü, efsaneydi. Hiç tutamıyorlardı gerçekten. Galatasaray’a imza attıktan sonra giyince Fenerbahçe formasını yüreğim rahatlamıştı. Ama kötü bir sezonda gelmişti Fenerbahçe’ye. Pesic’le çok iyi anlaşıyordu, Erdi’yle de. Ama dedim ya sezon da takım iyi değildi.
Sonra Oğuz geldi, Aykut geldi. Orta sahaya bitmek bilmez enerisiyle Turhan, defansa yüreğiyle Nezihi geldi. Kaleye de yakışan Toni gelmişti. Rıdvan, Sarıyer’de telepatik anlaştığı Celebic’in beş gömlek üstü Oğuz’la oynamaya başladı. Oğuz gözleri kapalı buluyordu Rıdvan’ı. Rıdvan da kendi atmış gibi alıyordu pasları önüne. Hiç tutamıyorlardı Rıdvan’ı, yakalayamıyorlardı.
103 gollü şampiyonluk sezonunda, 6. haftada Galatasaray’la Kadıköy’de oynuyorduk. Maça gidememiş, liseli arkadaşlarla, 2 Fenerli, 5-6 Galatasaraylı birlikte seyrediyorduk maçı. Galatasaraylılar’ın imza attıktan sonra Fener’e kaçan Rıdvan’ı hiç mi hiç sevmiyorlardı. Oğuz nefis bir ara pasıyla kaçırdı Rıdvan’ı. O da Erhan Önal’ın belinden su alıp, topu Simovic’in üstünden astı kaleye. 1-0 bitmişti maç ama bir gol pozisyonu bile yoktu Galatasaray’ın. Farkı Simovic engellemişti. Hiç tutamıyorlardı Rıdvan’ı, yakalayamıyorlardı.

Ertesi yıl, şampiyon Fenerbahçe Trabzonspor’a deplasmana gitmişti. O güne kadar yakalayamadıkları Rıdvan’ı Yesic yakaladı. Arkadan haince bir faulle sakatladı. Aylarca top oynayamad Rıdvan. Fenerbahçe’deki en verimli, en formda zamanında kopuverdi futboldan. Sonra iyileşti geri döndü. Ancak, futbol aşkındandır, tam iyileşmeden, çok özlediği için geri dönermiş meğer. Yine sakatlandı, yine geri döndü. Yine sakatlandı yine geri döndü. Her dönüşünde kendisinden birşeyler eksiliyordu. Gitti geldi gitti geldi ve bitti. Son sezonunda Tanju’yla birlikte kadro dışı kalma üzüntüsünü de yaşayarak futbola veda etti. Hiç tutamıyorlardı Rıdvan’ı. O da kendisini yeşil sahada tutamadı.